Kara listeye Trabzonspor Düşmanı Savaş Ay'ı da eklemek istedim.Bunun nedeni bir sitede rastladığım 2-2 biten Trabzonspor-Fenerbahçe maçından sonra Savaş ay adlı şahsın yaptığı yorum.
İŞTE O YAZI...F.Bahçe iki puan yitirdi. Trabzon'u Kadıköy'de aldığı puandan dolayı kutlamak gerek...
http://arsiv.sabah.com.tr/2005/12/03/spo110.html
Savaş Ay'ın da maçtan sonra yazdığı yazı:
Sanki obüs topuydu
Neymiş, siyah ırk daha mukavim olurmuş. Yalaaan!.. Çok büyük yalaann! Gördük işte. Trabzon'un kara dut kalecisi Jef, omzuna hem de küçük boy bir pet şişe dokunmasıyla fukara sümüğü gibi yapıştı yere. Çocuk öyle bir rol kesti ki, Babam Ve Oğlum'un usta yönetmeni Çağan Irmak bu istidadını fark ederse çekeceği ilk filmde kallavi bir rol verir ona. Len oğlum, len o neydi len? Sankim plastikten su şişesinden değil, obüs topundan çıkma mermi yedin arkana.
Yaylanın çimenine
Bereket versin ki Alex; memleketlisinin bu tel maşa sakatlığını anında sezip yanına gitti ve kulağına eğilip, Portekiz lisanıyla; "Miniko suşişeşo dınkını sırto hafifo dokoniki.
Senn ne serilo çimeniki vespuçi?" dedi ona. Yani; "Küçücük su şişesi sırtına dokunur gibi dınk etti diye sen neden çimene serilirsin şabalak?"
İlle yenecekler ya
Aslında başka zaman olsa bu kadar sinirlenmem. Profesyonellik gereği der geçer giderim. Ama hem bir gol yemişiz, hem de kırk yılda bir Trabzon'un iyi oynayacağı tutmuş. Beraberliği sağlamamız da bir işe yaramıyor ki. Adamlar azıtmış, ille yenecekler diye tutup bir gol daha attılar.
Karizma zor kurtuldu
Bir ara 6 pas içinde Fatih Tekke'yi de nakavut olmuş gördüm ama, rol kesme kabiliyeti Kaleci Jef kadar güçlü olmadığından yediremedi hakem Metin Tokat'a. Neyse ki son sözü söylemek yine bir Brezilyalı'ya, Nobre'ye düştü de yenilmezlik kestanesi, pardon karizmasını çizdirmekten güç bela kurtuldu bizimkiler. Buna da sağlık...